Ana sayfa Beslenme Şampiyon Olunmaz, Şampiyon Doğulur!

Şampiyon Olunmaz, Şampiyon Doğulur!

445
PAYLAŞ

06Genom (Genetik Yapımız), sportif performansta ve yaşantımızda çok büyük önem taşır. Atletik yeteneğin doğuştan mı geldiği, sonradan mı kazanıldığı tarih boyunca hep tartışma konusu olmuştur. Bugün geldiğimiz noktada artık şampiyon olabilmek için, şampiyon genlerine sahip olmamız gerektiği çok açıktır. Yani şampiyon olunmaz, şampiyon doğulur. Ancak uygun genom ile doğru çevresel etkiler (Antrenman, beslenme, motivasyon vb) bir araya geldiğinde olimpik ya da profesyonel seviyede başarılı sporcu yetiştirebiliriz.

Genom ve Çevresel Etkiler

Çevresel etkilerin tamamı değiştirilebilir. Sporcunun beslenme durumunu, antrenmanını, antrenörünü, yaşadığı yeri, antrenman saatlerini, antrenman tekniklerini, ülkesini(devşirme), branşını dahil bir çok şeyi değiştirebilirsiniz. Değiştiremeyeceğiniz tek şey “genom”dur. Eğer kişi genoma uygun sporu seçmediyse ve genoma uygun beslenme ve antrenman teknikleri uygulanmıyorsa profesyonel seviyede başarıdan söz etmek imkansızdır. Elimizdeki veriler bu durumu gayet net açıklamaktadır.

Bizler ülkemizde dünya çapından şampiyonluklar kazanmış, dünya rekorları kırmış milli sporcularımızdan, profesyonel spor yaşantısına devam edenlere ve sedanter diye tabir edeceğimiz kişiler de dahil yüzlerce kişinin genetik testlerini analiz ettik ve etmeye de devam ediyoruz. Özellikle profesyonel sporculara yaptığımız analizlerde, başarılarının altında yatan ortak özellik o spor branşına en uygun genetik yapıya sahip olmalarıydı. Bu şekilde uygun genetik yapının üzerine yapılan çalışmalar ile başarıları elde ettiklerini gördük.

Ne yaparsanız yapın, nerede eğitim alırsanız alın veya hangi sertifikaya sahip olursanız olun eğer genomu bilmiyorsanız elde edeceğiniz başarılar tesadüf olmaktan ileri gidemez. Çünkü genomu değiştirebilecek herhangi bir sihirli antrenman metodu, sihirli bir supplement ya da sihirli bir antrenör yoktur. Tek gerçek sizin genetik yapınızdır. Bu genetik yapıya uygun hareket ederseniz başarı gelir, aksi durumda yenilirsiniz. Genom her zaman haklı çıkar.

Bu gün bütün dünyada verilen sportif eğitimler hala genom dikkate alınmadan yapılmaktadır. Bunun örneklerini ülkemizde de sık sık görmekteyiz. En çok kas hipertrofisi, antrenman teknikleri ve beslenme gibi konularda eğitimler düzenlendiğini görüyoruz. İçinde genetik yapının olmadığı eğitimlerden genellemelerin dışında bir şey öğrenemeyeceğinizi üzülerek belirtmek isterim.

“Egzersiz öncesi kafein alarak sportif performasımı ve yağ yakımını arttırabilir miyim”?

Günümüzde spor dünyasında genellemeler modern spor bilimi sayesinde güvenirliliğini kaybetmiştir. Artık aldığınız eğitimlerde size antrenman ve ya beslenme teknikleri öğretiliyorsa “Kime göre, neye göre?” sorularını sormanız gerekmektedir.

Bu noktada çok çarpıcı bir örnek vermek istiyorum. Sizlerden söyle bir soru geldiğini düşünelim:

Soru: “Egzersiz öncesi kafein alarak sportif performasımı ve yağ yakımını arttırabilir miyim?”

A- Klasik Spor Bilimci Cevabı: Evet. Egzersiz öncesi kafein alımı metabolizma hızınızı arttıracağı için yağ yakımını ve sportif performansınızı arttırır.

B- Modern Spor Bilimadamı (Genetic Trainer) Cevabı: Bu soruya doğru ve kesin cevap verebilmek için sizin ACTN3 ve ACE genlerinizin analizine bakmalıyım. Bazı genotiplerde kafein spor performansınızı ve yağ yakımını arttırırken, bazılarında ise tam tersi bir etki yaratır. Eğer ACE genotipiniz II ise kafein sizde pozitif bir etki yaratır, damarlarınızı daraltır, kalp atım hızını ve metabolizmanızı hızlandırır ve size bir miktar patlayıcı güç sağlayarak yağ yakımını ve performansınızı arttırır. Bununla birlikte eğer uzun süreli bir dayanıklılık sporu yapıyorsanız kafein dayanıklılığınızı azaltacağı için kullanmamanız gerekir. Eğer ACE genotipiniz DD ise kafein kesinlikle size fayda sağlamaz ve negatif etki eder. DD genotiplerinde kafein alımı, damarların daha fazla daralmasına, kalp hızını daha yükselmesine ve egzersizin süresinin kışlamasın neden olur. Bu sebeple kafein aldığınız da yağ yakmak yerine daha az antrenman süre ve şiddeti nedeniyle yağ depolarsınız. Aynı şekilde ACTN3 genotiplerinizde yağ yakımında çok etkilidir. XX genotipleri yağ yakımında her zaman daha avantajlı iken RX ve RR genotipleri yağ yakımın açısından daha dezavantajlıdır.

Modern ve klasik antrenman biliminin sorulara yaklaşımı ve cevapları arasındaki fark işte bu örnekte olduğu gibidir. Bu soruyu antrenman ve beslenme teknikleri için ve diğer sorularınız için de aynı şekilde cevaplayabilirim. Modern spor bilimi her zaman “kime ve neye göre” sorularını sorar. Görüldüğü gibi kafein bazı Genetik yapılarda çok fayda sağlarken, bazılarında oldukça fazla zarar vermektedir. Klasik antrenman bilimi ise konuları genellemekten öteye gidemez “Kafein; sportif performansı ve yağ yakımını arttırır!”

Genom ile Antrenman Programı

İnternette girip ufak bir araştırma yaptığınızda bir çok antrenman programı önerisi görüyorsunuz.

Örnek: Kas hipertrofisi için bir antrenör 4×10 derken diğeri 4×8 başka biri ise 3×12 tekrar sayısını veriyor. Aynı şekilde antrenman süre ve şiddetleri de her üç programda birbirinden farklı. Şimdi esas soru şu; “bu antrenörlerin verdiği programların hangisi doğru ve hangisi benim işime yarar?”

Cevap HİÇBİRİ!

Sizin genetik yapınızı bilmeden verilen herhangi bir antrenman ve beslenme metodu anca tesadüfü olarak işe yarar. “Kime göre,  neye göre” gen analizi sonucunda ya bu programlardan birini seçeceğim ya da burada olmayan başka bir program uygulamam gerekecek.

Bu nedenle siz siz olun kime göre ve neye göre sorularının cevaplarını alamayacağınız eğitimlere gitmemeye ve bu şekilde hazırlanan antrenman programlarını uygulamamaya çalışın.

İLK VE SON CÜMLEYİ “GENOM” SÖYLER BİZ SADECE ARALARI DOLDURABİLİRİZ.

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN ARAMIZA KATILIN

PAYLAŞ
Genetic Passport Eğitim Direktörü / Master Genetic Trainer / Biyolog Dünyanın ilk ve tek, genetik performans kayıt takip sistemi olan GENETIC PASSPORT’un Eğitim Direktörüdür. 19 Mayıs Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümünden mezun oldu. Birkaç yıl özel dershanelerde fen bilimleri ve biyoloji dersi öğretmenliği yaptıktan sonra bir süre İlaç endüstrisinde çalışmıştır. Aktif olarak basketbol ve fitness sporları ile uğraşmış çeşitli eğitim ve seminer programlarına katılmıştır. Birçok Üniversite, devlet ve eğitim araştırma hastanesinde medikal içerikli toplantılar düzenlemiştir.