Ana sayfa Gelişim Gen Dopingi Nedir?

Gen Dopingi Nedir?

1184
PAYLAŞ

Gen Dopingi, Dünya Anti Doping Ajansı tarafından yasaklanmış olmasına rağmen saptanması güç olduğu için halen birçok sporcu tarafından kullanılıyor olabilir.

İnsan genom projesiyle birlikte şu an çaresi bulunamamış birçok hastalığın tedavisi belki de yakın gelecekte mümkün olacaktır. Fakat bazı sporcuların fiziksel kapasitelerini ve sportif randımanlarını arttırmak için genetik değişim görmelerinin spor ve bilim açısından olduğu gibi fair – play (sporda centilmenlik ve ahlak) ruhu açısından da ne kadar etik olduğu tartışılmalıdır. shutterstock_106376711

Gen dopingi uygulamaları müsabakalarda rakiplerin aleyhine sonuçlanacağından ayrıca çok yeni bir görüngü (fenomen) olduğu için ve yan etkilerinin çok ciddi sağlık sorunları doğurabileceğinden Dünya Anti Doping Ajansı tarafından yasaklanmıştır.

 Saptanması çok güç olan bu olgu belki şu an bile bazı sporcular tarafından suiistimal edilmektedir. Özellikle genetik tedavi yöntemiyle vücut kas kütlesinin ve kuvvetin artışına destek olan testosteron, insülin benzeri büyüme faktörü gibi hormonların endojen salınışları (vücudun kendi ürettiği) arttırılabilmektedir. Kalp-dolaşım sistemi ve iskelet kas sistemleri de gelecekte genetik modifikasyon ile geliştirilebilir.

Örneğin, büyük çoğunluğu böbreklerden salgılanan ve kırmızı kemik iliğindeki multipotansiyel kök hücrelerini uyararak kandaki alyuvar yapımını sağlayan eritropoietin (EPO) isimli hormonun doğal salınışını arttırmak, akciğerlerden vücut dokularına ve kaslara oksijen taşıma kapasitesini de kısmen arttıracaktır. Dokular (burada sözü edilen kaslar) kendilerine gelen fazla oksijeni kullandıkları takdirde ise daha fazla enerji üretebilecek, özellikle dayanıklılık gerektiren uzun mesafe koşu, kuzey disiplini kayak, uzun mesafe bisiklet gibi dallarda performansları da artacaktır. Burada eritropoietin dışarıdan alınmadığı ve vücudun kendi ürettiği eritropoietin miktarı arttırıldığı için doping kontrollerinde saptanması da güç olacaktır.
shutterstock_79987786Benzer şekilde bilimsel araştırmalarla, IGF-1 (insülin benzeri büyüme faktörü) gen tedavisi uygulanan yaşlı kobay farelerde kas kütlesinin yüzde 27, MGF (mekanik büyüme faktörü) gen tedavisi uygulanan ve kas distrofisi olan kobay farelerin kas kütlesinde ise yüzde 20’lik bir artış olduğu ortaya konmuştur. Uygulamaya baktığımızda en basit anlamda gen dopingi genelde iki şekilde yapılır, invivo veya eksvivo. İnvivo yöntemde genler direk olarak hedef hücre çekirdeklerine aktarılır. İlgili vücut fonksiyondan sorumlu gen, vektör denilen geni taşımakla görevli zararsız bir virüs içerisinde vücuda enjekte edilir bu gen o bölgedeki hücrelerin DNA yapısını değiştirerek hücrelerin fonksiyonlarının da değişmesine yol açar. Örneğin, verilen gen EPO üretiminden sorumluysa DNA’sı değiştirilen bu hücreler artık EPO üretmeye başlarlar. Eksvivoda ise hedef hücre vücudun dışına alınır, dışarıda gen eklendikten sonra vücuda tekrar verilir.

Gen dopingleri çok yeni uygulamalar olup çok ciddi olabilecek zararlı etkilerinin neler olduğu henüz kesinleşmemiştir.

Dr. Mert Eray Önen

 

 

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN ARAMIZA KATILIN

PAYLAŞ
1995-1997 yılları arasında vücut geliştirme branşında çeşitli dereceler elde etmiştir. 1999 yılında Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümünden yüzme uzmanlığıyla mezun olmuş, aynı yıl İstanbul’a Beden Eğitimi Öğretmeni olarak atanmış, oluşturduğu okul atletizm takımı üç ay gibi kısa bir sürede İstanbul il birincisi olmuştur. 2000 yılında Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Antrenörlük Eğitimi Bölümü, Spor Sağlık Bilimleri Anabilim dalı Yükseklisans programını birincilikle kazanmış ve yine birincilikle bitirmiştir. 2003 Eylül’üne kadar Celal Bayar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsünde Araştırma Görevlisi olarak çalışmış, bu dönemde çok değerli profesörlerin asistanlığını yaparak bir çok projede aktif olarak bulunmuş ve birçok başarıya imza atmıştır. Birincilikle kazandığı Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Spor Sağlık Anabilim Dalı Doktora Programını 2009 yılında yine birincilikle bitirmiştir. Çeşitli federasyonların 100 den fazla antrenörlük kurslarında, özel seminerlerde anatomi, kinesiyoloji, egzersiz ve spor fizyolojisi, sporcu beslenmesi, sağlıklı yaşam ve postür analizi gibi konularda konferans ve dersler vermiştir. Askerlik hizmetinden önce Cumhuriyet gazetesi ve spor ekinde devamlı suretle köşe ve yorum yazıları yazan Mert Eray Önen, 2011 yılında vatani görevini tamamlamıştır. En son 2014 yılında “Sporda Doping” adlı kitabı yayımlanan Mert Eray Önen'in ulusal ve uluslararası hakemli bilimsel dergilerde yayımlanan çok sayıda bilimsel makalesi mevcuttur. İstanbul'da bulunan bazı özel spor kulüplerine danışmanlık yapmakta olup, kulüp antrenörlerine uzman olduğu konularda eğitimler vermektedir. Türkiye Kürek Federasyonu Eğitim Kurulu Üyeliği ve Uluslararası Pilates Federasyonu Başkan Yardımcılığı ile Eğitim ve Bilim Kurulu Başkanlığı görevlerinde de bulunan Mert Eray Önen, halen Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu Eğitim Kurulu Üyesi olup, 2004 yılından beri Kocaeli Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda Ögretim Görevlisi olarak çalışmaktadır.