Ana sayfa Antrenman Mental (Zihinsel) Dayanıklılık, Spor ve Hayat İçin Ne Kadar Önemlidir?

Mental (Zihinsel) Dayanıklılık, Spor ve Hayat İçin Ne Kadar Önemlidir?

2591
PAYLAŞ

Mental Dayanıklığın
Hayata ve Spora Kattığı Anlam

Vazgeçmeyin, Ertelemeyin ve Üşenmeyin

Tarih boyunca özel savaşçılar sadece kılıç kalkanlarını, oklarını ya da mızraklarını en iyi kullanan güçlü ve dayanıklı askerlerden oluşmamıştır. Bu fiziki özelliklerin yanı sıra ruhlarını güçlü kılıp savunduklarının uğruna ölümü göze alıp vuruşarak yaşamış ya da vuruşurken ölmüşlerdir. Bu özel insanlar aldıkları ruhi ve fiziki eğitimler sayesinde kahramanlık abidesi olmuş, birer savaş makinası haline gelmiş, yeri gelmiş bir imparatorluğun kaderi yerine göre de bir ulusun kurtuluşu olmuşlardır. Biz Türkler, (Persler, Moğollar, Romalılar, Spartalılar ve Vikingler…) kahramanlıklarıyla anılmalarını bu özel savaşçılara borçludurlar.

Spor yapmak da, savaşçı ruhların kendilerini ifade şeklidir. Spor, hayata duruşu, karşı koyuşu ile yaptığı mücadelesi uğruna gizli kahraman olarak anılan tüm insanların birleştiği bir kapı ve kendinden bir şeyler bulduğu bir yerdir. Bu kapıdan içeri gireceklerin savaşmaları için üzerlerinde zırh, askeri üniforma ya da kamufle elbise taşımaları şart değildir.

shutterstock_217278313

En büyük silahları hayatta kalmaya, savaşmaya, vuruşmaya yönelik inançlarının gücü olacaktır. Bu satırların yazarı olarak ben de bu ulvi güce gönül veren diğer insanlar gibi kendi imkanlarımla, gerek kendime yaptığım yolculukta gerekse diğer savaşçıların yaptığı yolculuklarından edindiğim bilgilerin analiziyle bir temel oluşturarak, üzerinde kamufle taşımasa da, gönlünde, yüreğinde mücadele azmi taşıyan her savaşçının faydalanabileceği birkaç satır karalamak istedim.

Ruhsal ve fiziksel gelişim birbirinden ayrılamaz bir bütündür. Yüksek yoğunluktaki fiziki antrenmanlar, savaşçının bedeni gücünde etkili olduğu gibi psikolojik gücünde de etkilidir. Ruhsal olarak güçlü bir savaşçı taşıdığı mücadele gücü, hırs, yılmazlık, pes etmezlik, vazgeçmezlik gibi motiflerle ruhani gücünü beslerken bedeni gücüne de güç katar.

Bir savaşçının taşıdığı ruh, üzerinde taşıdığı çelik yelekten daha önemlidir. Donanmada ve Sualtı Taarruz Grup Komutanlığında SAT olarak görev yaptığım yıllardaki birikim ve tecrübelerim ile Fitness Trainer olma yolunda aldığım IFBB/GHFC eğitimlerin ışığı altında ama en önemlisi savaşçı ruhunu taşıyan biri olarak tüm bildiklerimi sizlerle paylaşmak isterim.

Sat Timlerinin
Esas Çalışma Konusu
Fizikten Ziyade Ruhtur

SAT timlerinin fiziksel performanslarını en üst seviyede tutmak için yaptıkları değişik antrenman metotları, rutin çalışmalar, alternatif ağırlık kaldırma programları vücut ağırlığı ile yapılan hareketler, kardiyo antrenmanları, koşu yüzme teknikleri ve esnetme hareketleri bulunmaktadır. Ama esas çalışma konusu fizikten ziyade ruhtur.

shutterstock_93888088

Ruhsal ve fiziksel güç gelişimi, doğrudan ruhun ve fiziğin beslenmesiyle de ilgilidir. Meditasyon, başarı, motivasyon, sağlık, kendine saygı, kendinle barışık olmak vb. öğeler ruhu beslerken fizik için daha somut besinler gereklidir.

Savaşçı ruhu taşıyan tüm sporculara da yol gösterecek meydan okuyacak ‘Haydi var mısın?’ diyecek bu düşünce yapısı  “Vazgeçmeyen, Ertelemeyen ve Üşenmeyenlerin”
gireceği bir kapı olacaktır. Yapmayı deneyin, yapamayınca bırakın ve tekrar yapın unutmayın ama yapmaya devam edin. Başarısızlıklar sizi başarıya taşıyacaktır. Kilometrelerce yüzebilen, kilometrelerce koşabilen, yüzlerce mekik, şınav çekip bir hafta boyunca 2 saat uykuyla en ağır eğitimleri sırtında 40 kiloya yakın yükle aşan ve bu eziyetlerin her aşamasında pes etmeyi aklına getirip ama asla pes etmeyen gerçek savaşçıların dünyasına katılın. Kapıdan içeri girin…

SAT Savaşçısı Olmak İçin

Sat kursu ciddi anlamda zor bir kurstur ve neredeyse 1 yıla yakın sürer. Fiziksel ve ağır psikolojik eğitimlerden geçersiniz.
Buz gibi sularda yüzeceksin. Sudan çıkıp kum ve çakılda çıplak bedeninde sürünecek, yırtılan derine yapraktan bant yapacaksın. Yorgunluktan bayılıp aç kalacak acı çekeceksin. Uykusuzluktan halüsinasyon göreceksin. Günlerce ıslak postal ve kamufle elbise içinde kum, çamur, çalı çırpı, böcek ot ve yarayla bezenmiş teninde kendi rengini arayacaksın. Bataklık ve çamur içinde yaşayacaksın. Börtü böcek, yılan, kurbağa, solucan yiyerek hayatta kalacaksın. Aç, susuz, uykusuz, yara bere, kan revan içinde lağımlarda, logarlarda kalacaksın. Saatlerce buz gibi azgın ve kapkara sularda tek başına olacaksın. Hipotermi, hipertermi olacaksın. Aşırı yoğun ruhsal ve fiziksel baskıya maruz kalacaksın. Tüm bunlara rağmen cesedin su üzerinde yüzmüyorsa o bröveyi alacak ve SAT olacaksın.

Kimdir Bu SAT Savaşçıları?

Onlar derine dalabiliyorlar. Havada, karada, denizde her türlü ortamda çok zor şartlarda operasyon yapma yeteneğine sahipler. Buz gibi sularda en koyu karanlıklarda suyun altında bir el pusulasıyla saatlerce yüzüp cehennem sıcağında tam teçhizatla kilometrelerce  koşuyorlar, geceler boyu ıslak kalıp yağmurun göle çevirdiği topraklarda sürünüyorlar. Yeryüzündeki tek cehennemi yaşıyorlar. Adına cehennem haftası dedikleri eziyetler zincirini ruhlarının, fiziklerinin en derinlerinde hissederek savaşıyorlar. O hafta boyunca hiç denecek kadar az uyuyorlar ve uyanık oldukları her anın zorluğunu, acısını, bıkkınlığını, ağırlığını her hücrelerine kadar hissediyorlar.

Kim bu özel savaşçılar? 100 metreyi 10 saniyenin altında mı koşuyorlar ya da bir bench press kaldırışında 300 kiloyu mu sırtlıyorlar. Çok mu güçlüler ya da heybetli, iri yarı yaratıklar mı?

shutterstock_82488826

Hiçbiri değiller aslında. Ama çok güçlü fiziklerinin yanında YENİLMEZ BİR BEYNE sahipler. Onların ruhlarını asla yenemezsiniz. Yenilmez zihin eğitiminin ilk şartı bilgi sahibi olma, beceri ve pratik geliştirme yolunda adımlar atmaktır. Bunun için de sürekli antrenman yaparız.

 İlk ve en önemli başlangıç
zihni kullanmadan önce

zihni kontrol edebilmektir

Evet,  SAT kursu sizi bir ultra maratoncu, triatlet ya da ultra mesafeler yüzen bir kros yüzücüsü yapmaz ama SAT kursu sizi bir savaşçı yapar. Az önce saydığım sporları yaparken asla bırakmamayı pes etmemeyi öğretir. Öncesinde bu işe merakı olan ya da bu tür sporlarla uğraşmış olan arkadaşlara büyük bir katkısı olduğu yadsınamaz. SAT kursunun bizlere öğrettiği en büyük ve yegane şey “Asla yenilmez bir zihne sahip olmaktır”, SAT kursunda o kadar teori ve mesleki bilginin yanında öğretilen en önemli şeydir. İşte bu öğreti gece, gündüz, ayaz, soğuk, sıcak, fırtına, açlık, uykusuzluk, yorgunluk, tükenmişlik içinde olsanız da verilen görev ne ise onu gerçekleştirmeyi sağlar. Zaten bunu öğrenemeyen kursiyerler aramızdan ayrılırlar ve kursu bırakır. Yenilmez bir zihin asla ve asla pes etmez.

Gerçek savaşçılar yenilmezler çünkü zihinlerini yenilmemek üzere şartlarlar. Zihinlerini kontrol etmeyi öğrenirler ve savaşa girmeden önce içlerinden kazandıklarını bilirler. Sağa sola saldıran, cinnet getiren kontrolsüz, yabani bir zihin size panik yaptırmaktan başka hiçbir fayda sağlamaz. Oysa amaç, zincirlerinden kurtulmuş kontrolsüz bir zihne sahip olmak değil, odaklanabilen, konsantrasyonu yüksek, saf, kusursuz bir zihne hükmetmektir. İlk ve en önemli başlangıç, zihni kullanmadan önce zihni kontrol edebilmektir.

Bir atı eğitmeden önce kementle bağlamak gibi tek gereken zihninizi evcilleştirmek. Zihin kontrolünü sağlayan en önemli diğer etken, zihninizi pozitif ve olumlu düşüncelerle şarj edebilmektir. En zor durumlarda, en umulmadık anlarda bile umutsuzluğa kapılmamak,  zihninizin en iyi arkadaşıdır. Zihinde olumlu canlandırma bir hedefin başarılmasındaki en güzel başlangıçtır.

shutterstock_150296594

Siz bu filmi seyretmeye ara verseniz de zihin artık onu gözünüzde sürekli canlandırır hale getirmeyi başaracak ve belli bir süre sonra kapalı gişe oynamaya başlayacaktır. Hedefe giden yolda bu filmi izlemezseniz başaramama düşüncesi, panik, olumsuzluk, korku dolu düşünceler sizi başarısızlığa iter.

Buraya kadar bahsedilen yenilmezlik filmini izlemek için illaki orduya, donanmaya katılmaya ya da SAT olmaya gerek yoktur. Savaşçı ruhu geliştirmek için çok da rastlandık olmayan güç ve farkındalığa ihtiyaç da yoktur.

Savaşçı kelime anlamıyla, inandığı uğurda ölümü göze alarak mücadele eden ve bu uğurda canını ortaya koyan kimsedir. Çoğu insan savaşçı kelimesinin savaşta savaşan kişi ile örtüştüğünü düşündüğünden sadece askeri amaçlı bu mücadeleyi yapanlara savaşçı kelimesini yakıştırır. Elbette askeri birimler ilk akla gelenlerdir, savaşçıdırlar ama doğada savaşçı ruha sahip tek zümre askerler değildir hatta tek özne insan da değildir.

Savaşçı Ruha Sahip Olmaya Giden Yol
Sen Hazır Olduğunda
Zaten Seni Çağırır

Savaşçı ruha sahip olanların ordudaki elitlerden farkı yoktur aslında. Ruhen en üst seviyede “fit”dirler. Zihnen yenilmezlik olgusuna sonuna kadar inanmışlardır ama kamufle üniforma giymezler. Savaşçı ruha sahip olmaya giden yol, sen hazır olduğunda zaten seni çağırır. Bu iş, tamamen hedefinizi ne kadar istediğiniz ile alakalıdır. Hedefe konsantre olmanın yanı sıra irade, disiplin, kararlılık en önemli etkenlerdir. Ben bu tür kararları hep 21 Aralık’a benzetirim. Yılın en uzun gecesinin yaşandığı gecedir 21 Aralık. Dünyanın Kuzey ve Yarım Küreleri için gündönümüdür. Kuzey kutup dairesinde o gün gece 24 saatten daha uzun sürer. Saat 12 de yıl içindeki en uzun gölgeler oluşur. Sonrasında günler uzamaya geceler ise kısalmaya başlar. Her karar bir vazgeçişi ve savaşı gerektirir.

Savaşçı olmaya karar vermek de böyledir. Öncesinde kıvranır insan en karanlık ve uzun geceyi yaşar sanki. Yola çıkmaya, savaşmaya, karar verdiğinde ise gölgesi bile kendisine büyük gelir,  zorlanmaz bir karar almıştır.

En zor olanı “Bu ruha sahip olmalı mıyım?” kararıdır. İnsan, ben spor yapmalı mıyım ya da diyet yapmalı mıyım ya da bu pazartesi şu işe başlamalı mıyım kararlarını vermeyi değil ben bu kararları verdiğimde savaşmayı göze almaya karar verdim demelidir. Ben kendime verdiğim her sözü sağlığım el verdiği oranda hep tuttum, bu istikrar da kişinin kendisine saygısıyla süreklilik kazanır. En büyük söz kişinin kendisine verdiği sözdür bence. Verdiği sözü tutmamak, bizim gibi sporu seven, bu işe gönül vermiş insanların doğasına aykırıdır. Bizler onu bir hayat biçimi, bir ifade tarzı, bir başkaldırı, mücadele azmi gibi duygularla yaptığımız için ölene kadar devam ederiz. Her başarısızlık ve şansızlık bizi küllerimizden yeniden doğurur.

shutterstock_130533281

“Kasınızı büyütebilir ve güçlendirebilirsiniz
bu emeğinize hep saygı gösterilir ama
kaslarınızın yanında ruhunuzu
beyninizi ve
kalbinizi de büyütüp güçlendirin”

Ben beraber çalıştığım öğrencilerden aslında salonda spor yapmaktan ziyade ruhani bir faaliyet yapmalarını isterim hep. Her yaptığım antrenmanda spor yapabiliyor olmaktan dolayı Allah’a şükrederim, kendimle konuşurum, acımla boğuşurum, benim için spor, spordan çok öte bir hale girer o an.

Daha iyi olmaya doğru, her gün kendimle savaşırım. Sporun, daha çok ruhani boyutunun ruhumda yarattığı etkisi beni ilgilendiriyor. Bendeki anlamı ise kısaca özetlersem, savaşır gibi spor yapanlar, spor yapar gibi savaşırlar. Sporun beni ilgilendiren en büyük kısmı budur. İşte bizler bu öğretiye en yakın örnekleriz. Sevgili Mahmut Yavuz Ultra Maratonda, Triatlet Tunç Gür, Deniz Pentatloncu Cihangir Yılmaz, Milli Judocu Namık Ekin hepimiz bu öğretiyle spor alanındaki başarılarımıza ulaştık. Sizler de asla ‘Vazgeçmeyin, Ertelemeyin ve Üşenmeyin’…

Önder Akgün’ün sizler için hazırladığı antrenman programlarına buradan ulaşabilirsiniz.

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN ARAMIZA KATILIN

PAYLAŞ
Deniz Harp Okulu’ndan mezun olup SAT kursunu (Sualtı Taarruz Komandosu) birincilikle kazanıp yine birinci olarak bitirmiştir. Donanma’da SAT komandosu olarak görev yapmış, ilerleyen yıllarda donanmanın değişik birimlerinde görev alıp 2010 yılında kendi isteğiyle ayrılmıştır. Meslek yıllarında aktif olarak sporla uğraşmış, lisanslı olarak Atletizm, Hentbol, Basketbol, Kyokoshin Karate, Yüzme gibi branşlarda birçok başarıya imza atmıştır. Aynı zamanda Deniz Pentatlonu takımında yarışmıştır. CMAS iki yıldız dalış eğitmeni olup aynı zamanda profesyonel olarak dağcılık ve hayatı idame ile uğraşmaktadır. 2.Kademe Antrenörlük Kursu, Genetic Trainer kurslarını bitirmiş,Basics of Sports Nutrition, Weight Training Prescription Specialist, Sports Nutrition tech, Supplementist Certification, Personal Coach Certificate eğitimlerini tamamlayarak IFBB ve GFHC Advanced Personel Trainer olmuş Fitness Head Coach, Fitness Advisor olarak kişisel koçluk alanlarında çalışmalarına devam etmiştir.Muscle & Skeleton Anatomy ,Gym Expert, Kinesiyoloji & Biomekanik eğitimlerini de tamamlamış olan Önder Akgün aynı zamanda Functional Fitness Master Trainer eğitimini de alarak şu anda GFHC Academy eğitim koordinatörlüğü görevine devam etmektedir. Bootcamp konusunda da çalışmalar yapan Önder Akgün “Sağlığa Adım At” isimli, sporda beslenme ve ek besin destekleri konularını içeren kitabın yazarıdır. Kişisel web siteleri Bodyness.org , bodyness.net ve facebook/bodyness sosyal paylaşım sitesinden, youtube bodyness/Türkiye kanalından halen takipçileriyle paylaşımda bulunmaktadır. Uzmanlık alanları;Yazarlık, IFBB PRO Master Coach ,Functional Fitness pro Master Coach ,Supplementist ,Nutritian Tech -Sporcu beslenmesi- Ek besin destekleri ve Bootcamp Antrenman teknikleri