Ana sayfa Genel Uyuşturucu ve Spor

Uyuşturucu ve Spor

1773
PAYLAŞ

Birçok sporcu yarışmaları kazanmak için bazen çok ciddi baskılar altında kalmaktadır, kendilerinden beklenen başarıyı gösterebilmek için de bazen yanlış davranışlar içerisine girmekte ve bazı uyuşturucu maddeleri performanslarını arttırdığını zannederek kullanmaktadırlar.

Uyuşturucu ve Spor!!

Son zamanlarda ilköğretim okullarına kadar inen uyuşturucu tehlikesi artık kişisellikten çıkıp ciddi toplumsal boyutlara ulaşmaktadır. İnsanlarımızı özelliklede gençlerimizi zehirleyen ve sosyal çevreden uzaklaştıran bu tehlike, maalesef sporun içine de girmiş durumda. Bazı uyuşturucu maddelerin bazı spor branşlarında sportif randımanı artırdığı düşüncesiyle kullanılıyor olması ise dikkat çekici noktalardan biri. Listenin başında ise esrar ve kokain yer alıyor. Sporcuların uyuşturucu madde kullandıklarını duymak pek alışılagelmiş bir konu gibi gözükmese de, maalesef bazı sporcuların, hatta elit düzeydeki bazı sporcuların bu maddeleri kullandıkları doping kontrollerinden çıkan sonuçlardan anlaşılmaktadır. İşin içine şampiyon olamama kaygıları da girince bu oran hiç de azımsanmayacak ölçüde…

Gerçek Sporcular Uyuşturucu Kullanmaz

Birçok sporcu yarışmaları kazanmak için bazen çok ciddi baskılar altında kalmaktadır, kendilerinden beklenen başarıyı gösterebilmek için de bazen yanlış davranışlar içerisine girmekte ve bazı uyuşturucu maddeleri performanslarını arttırdığını zannederek kullanmaktadırlar. Sporcular bilimsel antrenmanlar ışığında uygun beslenme ve dinlenme ile zaten başarıyı elde edebileceklerken, erken başarı peşinde koşup, bunun için sihirli arayışlara girmek, kendine güveni olmayan aceleci bireylerin (sporcu demiyorum!) tercihidir.

shutterstock_1649579Dünya Anti Doping Ajansı (WADA) doping sınıflamasında müsabaka içi ve dışı kullanımı yasaklı maddelere baktığımızda bunlar; uyarıcılar, narkotikler, kannabinoidler (esrar, marihuana), anabolik ajanlar, peptit hormonlar, beta-2 agonistler, anti östrojenik aktivite ajanları, maskeleyici ajanlar, glukokortikosteroidler olarak bilinen maddelerdir. Bu saydığımız maddelerden örneğin narkotikler, afyon (opium) bitkisinden elde edilen eroin, morfin, metadon, ya da MPTP gibi uyuşturucu maddelerdir. Aslında bu maddelerin bazıları tıpta, orta ve yüksek şiddetteki ağrıların giderilmesi, ya da anestezi amacıyla kullanılmaktadır. Bazı branşlardaki bazı sporcular ise bu maddeleri, güçlü ağrı kesici olduklarından, acıyı daha az hissetme amacıyla, ayrıca öfori (kendini subjektif olarak çok güçlü ve iyi hissetme durumu) hissi vererek kendine güveni de arttırdığı ve bu maddelerin keyif verdiklerini düşündüklerinden maalesef kullanmaktadırlar.

Benzer şekilde kanabinoidler diye tabir edilen kullanımı yasaklı madde ise, aslında bildiğimiz esrar ve marihuanadır. Bu ajan hint keneviri olarak bilinen Cannabis Sativa adlı bitkiden elde edilir ve aslında sportif performansı arttırıcı etkisi yoktur, hatta marihuanaya ait akut yanıtların pek çoğu sportif randımanı düşürür. Kan basıncı ve nabız artışı, kalp atım hacminde ve psikomotor aktivitede azalış gözlenir. Yine bunun yanında el-göz koordinasyonu ile hızlı reaksiyon zamanı gerektiren hareketlerde ustalığı bozarken motor koordinasyon, koşma yeteneği ve algılama hassasiyetinde azalmaya neden olur. Uzun süre kullanıldığında kalp, akciğer ve merkezi sinir sistemine olumsuz etkileri vardır ve bu sebeple kronik yanıt da sportif performans açısından olumsuzdur.

shutterstock_226132561

Peki sporcular bu maddeyi neden seçerler? Karşılaşma öncesi kaygıyı, sinirliliği ve gerginliği azalttığı düşüncesiyle kısaca sakinleştirici etkisi olduğu gerekçesiyle bazı sporcular tarafından kullanılmaktadır. Başka bir örnek de, aslında bizim uyuşturucu olarak bildiğimiz kokain, amfetamin gibi güçlü uyarıcı maddelerdir. Bazı sporcuların bu maddeleri uyanıklığı ve konsantrasyon gücünü arttırdığı, bir miktar kilo vermeye neden olduğu ve daha da önemlisi yorgunluk duyumunu azalttığı düşüncesiyle, fiziksel performanslarını artırdığını sanarak kullanmaktadırlar. Dünya Anti Doping Ajansı bilimsel araştırmalar ışığında her yıl bir doping listesi yayınlar (Anti Doping Code) ve hangi madde ve yöntemlerin yasak ya da kısıtlı olduğunu burada belirtir. Biraz önce bahsettiğimiz maddelerin kullanımı da hem insan sağlığını ciddi şekilde tehdit ettikleri, hem haksız rekabete yol açtıkları, hem de spor ve sporcu ahlakına uymadığı gerekçesiyle kesinlikle yasaklanmıştır.

shutterstock_245730697

Bu maddeden dolayı acıyı hissetmediği için kırık kemiğin farkına varmayabilir ve müsabakaya devam edebilir, aynı bölgeye alınan başka bir darbe kırılan kaburgaların, kalp gibi akciğer gibi hayati organlara batması ve sonuçta sporcunun orada ölmesine de neden olabilir.

 

 

 

Uyuşturucunun sporcuya zararları nelerdir? Kullanılan maddelerin türüne göre çeşitlilik göstermekle birlikte, eroin, morfin gibi narkotiklerle başlayacak olursak bunların yan etkileri genel olarak: İlk kez kullanan kişilerde bulantı, kusma, dengesizlik, zihinsel bulanıklık, huzursuzluk, konstipasyon (kabızlık), halüsinasyon, huzursuzluk ve hezeyan ile karakterize zihni bozukluklar gibi yan etkiler meydana gelebilir. İlacın aniden kesilmesi yoksunluk bulgularına neden olabilir. Merkezi sinir sisteminde narkotik maddelere ait ürünlerin birikmesi merkezi sinir sisteminde uyarılmışlık hali ve baygınlıklara neden olabilir. Yakın zamanda yeni bir sentetik narkotik madde olan ve sentetik eroin yapımında bir katkı maddesi olarak kullanılan 1-metil-4 fenil-1,2,3,6-tetrahidropridin (MPTP) yasa dışı ilaç pazarına sürülmüştür. Bu nörotoksik ilacın en korkunç yan etkisi ise ağır bir parkinson tablosu yaratabilmesidir. Narkotik analjeziklere bağımlılık ilk birkaç doz ile başlar ve bağımlılık geliştiğinde ilacı bırakmak çok daha zorlaşır. Narkotik analjezikleri kullanan sporcularda kendine fazla güvenme ve ağrı eşiğinin yükselmiş olması ciddi yaralanmalara zemin hazırlar. Ters bir darbe sonucu kaburga kemiklerinden bir ya da birkaçı kırılmış bir boksör düşünün.

Narkotik analjeziklerin yan etkilerini kısaca sıralarsak; Bulantı, kusma, baş dönmesi, zihin bulanıklığı, öfori, depresyon, uykusuzluk, denge ve koordinasyon bozukluğu, konsantrasyon bozukluğu, solunum merkezlerinin baskılanması sonucu nefes almada zorluk, dinlenememe, ateş, nabzın düşmesi, kan basıncının düşmesi, doğal barsak ritminin yavaşlaması, kas spazmları, eklem ağrısı, terleme, idrar yapmada zorluk, kaşıntı, kabızlık, bağımlılık/yoksunluk, baygınlık, parkinsonizm ve ölüm sayılabilir.

Bazı sporcuların kullandığı uyuşturuculardan olan marihuanaya baktığımızda: Davranış üzerine yaptığı akut değişiklikler kendisini paranoya, panik atakları, hezeyan ve psikoz ile gösterir. Böyle bir tablonun tedavisinde hastanın hastaneye yatırılması dahi gerekebilir. Haşhaş içen denizcilerde burun iltihabı, faranjit bronşit ve nefes darlığı geliştiği gözlenmiştir.

Marihuana kullanımı erkeklerde sperm üretimini, kadınlarda ise yumurtlamayı azaltmaktadır.

Marihuana kullanımının akut olarak düşük dozlarda uyku hali, baş dönmesi, öfori gibi merkezi sinir sistemi sorunlarına neden olurken daha yüksek dozlarda unutkanlık, halüsilasyonlar, taşikardi (nabız artışı) ve hipertansiyon gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Uzun süreli kullanımlarda ise bu yanıtlara karşı tolerans gelişebilirken bunun yanında tansiyon düşüklüğü, parkinsonizm riskinde artış gibi yan etkiler de meydana gelir.

Bazı sporcular uyuşturucuya neden başlamakta? Uyuşturucu kullanan sporcuların birçoğu bu trajediye eğitim yetersizliğinden, bilgisizlikten, meraktan, manevi açlık, sosyal çevresine uyum sağlama hissi ya da konuyu hafife alma gibi sebeplerden başlamakta, çoğunluklada zararlarını bilmeden keyif aldığını zannederek kullanmaktadırlar. Bu batağa bir kez saplandıktan sonra da zararlarını bilse bile bu maddeler bağımlılık yaptıkları için bunlardan kurtulmak da zorlaşmaktadır. Uyuşturucu maddelerin çok büyük bölümü ilk birkaç dozda, bazıları ise kişinin kullanılan maddeye toleransına ve metabolizma özelliklerine göre biraz daha uzun sürelerde olabilmekle birlikte, bağımlılık yapmaktadır.

shutterstock_49730437Peki hangi uyuşturucu maddeleri hangi branşlarda kullanılmaktadır? Eroin, morfin, metadon ya da MPTP gibi narkotikler genelde karate, boks, taekwondo gibi mücadele sporlarında bazı sporcular tarafından maalesef kullanılırken, kokain amfetamin, ma-huang, efedrin, gibi maddeler ise yorgunluğu azalttığı düşüncesiyle genel olarak birçok branşta suiistimal edilmektedir. Tıpta kullanılan bazı sakinleştirici ilaçlar ya da beta blokör dediğimiz maddeler ise atıcılık, okçuluk, dart, bilardo, bowling gibi branşlarda suiistimal edilebilmektedir. Son söylediğimiz maddelerden bazıları, el titremesi ve kalp atım hızını azaltmaktadırlar. Bir atıcıyı düşünelim, hedefe nişan almış olsun. Bu arada bilindiği üzere kalp her atışında kanı damarlarımıza pompalar, bu kan kolumuza ve elimize gelen damarlarımızın içinden geçerken mikrometrik seviyelerde elimizi de titretir. Bu maddeleri kullanan sporcuların kalp atım sayıları azaldığı için, kişi nişan aldığı sırada nabzını dinler ve iki kalp atımı arasında tetiğe basar. Alın size haksız rekabete bir örnek.

WADA’nın doping ve uyuşturucuyla mücadele çalışmaları arasında doping kontrollerinin yanı sıra eğitim ve bilgilendirmeye de önem vermektedir. Bu amaçla çeşitli kongre ve seminerler düzenlemekte ve çeşitli dillerde makaleler yayımlamaktadır.

Uyuşturucu kullanıp yarışmalardan ceza veya men alan sporcular baktığımızda kokain kullandığı tespit edilen ve ölen basketbol oyuncuları; Ben Lias, David Croudip, Terry Furlow, Hernel Jackson; eroin kullandığı tespit edilen ve ölen amerikan futbol oyncusu, Big Daddy Lipscomp; heptatloncu Birgit Dressel; esrar kullandığı tespit edilen, kriket oyuncusu Ian Botham; Amerikan futbolcusu, Kirby Criswell, Carl Eller; LSD, kokain ve alkol kullandığı tespit edilen beyzbolcu Dock Ellis ilk akla gelen isimlerdir.

Dr.Mert Eray Önen

SAĞLIKLI KALMAK İÇİN ARAMIZA KATILIN

PAYLAŞ
1995-1997 yılları arasında vücut geliştirme branşında çeşitli dereceler elde etmiştir. 1999 yılında Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümünden yüzme uzmanlığıyla mezun olmuş, aynı yıl İstanbul’a Beden Eğitimi Öğretmeni olarak atanmış, oluşturduğu okul atletizm takımı üç ay gibi kısa bir sürede İstanbul il birincisi olmuştur. 2000 yılında Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Antrenörlük Eğitimi Bölümü, Spor Sağlık Bilimleri Anabilim dalı Yükseklisans programını birincilikle kazanmış ve yine birincilikle bitirmiştir. 2003 Eylül’üne kadar Celal Bayar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsünde Araştırma Görevlisi olarak çalışmış, bu dönemde çok değerli profesörlerin asistanlığını yaparak bir çok projede aktif olarak bulunmuş ve birçok başarıya imza atmıştır. Birincilikle kazandığı Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Spor Sağlık Anabilim Dalı Doktora Programını 2009 yılında yine birincilikle bitirmiştir. Çeşitli federasyonların 100 den fazla antrenörlük kurslarında, özel seminerlerde anatomi, kinesiyoloji, egzersiz ve spor fizyolojisi, sporcu beslenmesi, sağlıklı yaşam ve postür analizi gibi konularda konferans ve dersler vermiştir. Askerlik hizmetinden önce Cumhuriyet gazetesi ve spor ekinde devamlı suretle köşe ve yorum yazıları yazan Mert Eray Önen, 2011 yılında vatani görevini tamamlamıştır. En son 2014 yılında “Sporda Doping” adlı kitabı yayımlanan Mert Eray Önen'in ulusal ve uluslararası hakemli bilimsel dergilerde yayımlanan çok sayıda bilimsel makalesi mevcuttur. İstanbul'da bulunan bazı özel spor kulüplerine danışmanlık yapmakta olup, kulüp antrenörlerine uzman olduğu konularda eğitimler vermektedir. Türkiye Kürek Federasyonu Eğitim Kurulu Üyeliği ve Uluslararası Pilates Federasyonu Başkan Yardımcılığı ile Eğitim ve Bilim Kurulu Başkanlığı görevlerinde de bulunan Mert Eray Önen, halen Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu Eğitim Kurulu Üyesi olup, 2004 yılından beri Kocaeli Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda Ögretim Görevlisi olarak çalışmaktadır.